Monday, September 7, 2009

Pariste devrim öncesi zorla tutulan pansiyonerlerin durumu

Yolculuk yapmak için suyun üzerindeki tekneye binenlerGemilerinin değil de,karanın gittiğini görürler..fakat madem ki delilik için deli olmama kesin değildir,o halde burada diğer hepsinden daha genel olan ve bilgeliklerin en inatçı deliliğiyle birlikte aynı yerde barınan bir delilik vardır..Ama kendimi ne kadar fazla törpüler ve düzeltirsemBütün herkesin bana göre saçmaladığına inanıyorum.Bu,dayanıksız ama en yüce bilgeliktir.Bu bilgelik delilik bilincinin sürekli olarak ikiye bölünmesini,delilik içinde boğulmasını ve yeniden su yüzüne çıkmasını olmuş olarak kabul etmekte ve bunu istemektedir.Aklın daha işin başında terbiye edilmiş değerine dayanmakta,ama onu hemen bu iptalin alaycı ve sahte bir şekilde umutsuz berraklığı içinde yeniden bulmak üzere,onu ilga etmektedir..Katılığın kendini,kendinin köktenci eleştirisi haline getirecek kadar ve kendini kuşkulu bir kavgada tehlikeye atacak kadar ileri götürüyormuş gibi yapan,ama kendini yalnızca tehlikeyi kabul etmek olgusu içinde akıl olarak tanıyarak,bu tehlikeden önce gizlice sıyrılan eleştirel bilinç.Aklın,deliliğin bu basit ve tersine döndürülebilir zıtlığa katılımı bir anlamda toptandır,ama ancak tam bir kurtuluş konusundaki gizli olanaktan itibaren tamdır...

No comments: